
“Üç büyük kötülük vardır: Can sıkıntısı, işsizlik ve yoksulluk.” Candide, Voltaire
“Karasevda gibidir işsizlik, Çeken bilir!” Bütün Şiirleri 1927-1991, Rıfat Ilgaz
“Modern üniversiteler, işsizlik probleminin kamufle edildiği park alanlarıdır. Tarihte ilk defa insanlar 30 yaşına kadar eğitim görüyorlar. Bu normal değil.” Derde Deva Randevu 2, Murat Menteş
”Ülke nüfusunun 15 yaş üzerinde olan bölümü = Çalışabilir nüfus
Çalışabilir nüfus = İş gücü + İş gücüne dâhil olmayanlar
İş gücü = İstihdam edilenler + İşsizler
İşsizlik oranı = (İşsizler / İş gücü) x 100” Mikro ekonomi, Mahfi Eğilmez
İşsizlik gün geçtikçe artıyor gerek iş gücüne katılım gerekse de işinden ayrılan ya da ayrılmak zorunda kalanların sayısı artıyor. İstatistik kurumu verilerine göre 2019 yılı Eylül ayı itibariyle işsiz sayısı 4 milyon 566 bin kişi olmuş durumda, oran %13,8 civarında. Özellikle genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı %26,1 gibi bir değerle bir hayli yüksek durumda, 15-64 yaş grubunda ise bu değer %14,1 seviyelerinde. Bu dönemde bir işte çalışan, yani istihdam edilenlerin sayısı da geçen yılın aynı dönemine göre 623 bin kişi azalmış ve 28 milyon 440 bin kişi olmuş durumda. İşsizlik ekonomilerde gayet olağan bir durum, hatta bir miktar işsizliğin olması birçok ekonomist tarafından ekonominin sağlığı açısından gerekli bile görülüyor. Ülkemiz için durum şöyle uzaktan bakıldığında pek iç açıcı görülmese de düzeltilebileceğini ümit ediyorum.
İşte tam bu noktada Yenilenebilir enerji kaynakları arasında gerçekten ciddi bir istihdam yaratan en önemli sektörlerden biri olarak karşımıza güneş enerjisinden elektrik üretimi çıkıyor. Fotovoltaik Güneş Enerjisi, dünya genelinde toplamda yaratmış olduğu 3.605.000 iş ile tüm yenilenebilir enerji teknolojiler arasında ilk sırada yer almaktadır. Bunu sırasıyla; sıvı biyo yakıtlar (2.063.000), hidro güç(HES büyük-küçük) (2.054.000), rüzgâr enerjisi (1.160.000) izlemektedir. Farklı teknolojiler kıyaslandığında, en fazla iş gücü fotovoltaik güneş sektörü tarafından sağlanmaktadır.[1]). Bu husus aşağıdaki Grafikten görülebilir.

IRENA’nın ilgili raporunda sadece 94GW’lık ilave kurumla Fotovoltaik Güneş enerjisinin 2018 yılında küresel anlamda yarattığı direk istihdam 3,605 Milyon kişi civarındadır. Direk(doğrudan) istihdamdan kasıt; üretim, teslimat, inşaat, kurulum, proje yönetimi, bakım ve servis hizmetleri gibi işler, indirekt(dolaylı) etkide ise; tedarik zincirinde çalışan işler dikkate alınır. 2030 yılı ön görüleri ise yaklaşık 10 milyon işin fotovoltaik güneş enerjisi sektöründe yaratılacağı yönünde.[2] 2018 yılında sağlanan bu İstihdamın aslan payını gerek nüfusu gerekse de fotovoltaik güneş enerjisi sektöründeki rolüyle %65’lik bir oranla Çin Halk Cumhuriyeti sağlamaktadır. 2018 yılında bu alanda en çok istihdam sağlayan diğer ülkeler Japonya, ABD, Bangladeş, Hindistan, Malezya, Türkiye, Almanya, Vietnam ve Tayvan olarak sayılabilir. Türkiye özellikle Fotovoltaik sektörünün zirve yaptığı 2,6GW GES kurulumu yapılan, altın yıl 2017’de 33.400 kişiye[3] istihdam sağlamıştır. 2018 yılında ise 1,6GW GES kurulması ve proje üretim kapasitesinin düşmesi nedeniyle istihdamın azaldığını biliyoruz, elimde resmi bir istatistik ne yazık ki yok. Bu arada 2017 yılında Güneş Isıtma teknolojilerinin de 16.600 kişi doğrudan istihdam yarattığı gerçeğini de dile getirmeden olmaz. Güneş enerjisi alanında yaratılan istihdamın önümüzdeki yıllarda artış trendini koruması beklenmektedir. Avrupa Fotovoltaik Endüstri Birliği (EPIA)-Greenpeace raporlarında; 2030 yılı için yapılan tahminlerde dünyada fotovoltaik (PV) sistemlerinin kurulumu ve imalatında 10 milyon kişinin tam zamanlı olarak istihdam edileceği bildirilmektedir. Bu raporlar; güneş endüstrisinden aldığı bilgiler ışığında üretim işleri için 10 kişi/MWp, kurulum için 33 kişi/MWp, toptan satış işleri için 3-4 kişi/Mwp, araştırma işleri için 1-2 kişi/Mwp gerektiğini belirtmektedir.[4] Tabi bu aktardığım değerler biraz eski bir kaynaktan, üretimde otomasyonun artması nedeniyle bu sayıların ne yazık ki düştüğünü söylemek mümkün. Kişisel üretim deneyimim tam otomasyonlu bir panel üretim tezgahında üretim işleri için ancak 3 kişi/MWp’lik iş yaratılabildiği yönünde. En basitinden 100MW/yıl kapasiteli tam otomatik (paketleme hariç) bir güneş paneli üretim hattını 3 vardiya için 30-35 adet operatörle rahatça yönetebilir durumdayız.
Yerli Üretici Çalışanına sahip çıkıyor mu?
Fotovoltaik Güneş Paneli sektöründe üretimde otomasyon teknolojisinin üst seviyelerde olması, kurulum vb. hususlarda mühendisliğin ciddi önem taşıması nedeniyle kalifiye iş gücü istihdamının da önünü açan bir sektör. Mesleki yeterlilik gerektiren kurulum teknisyeni, bakım teknisyeni, Ar-Ge laboratuvar teknisyenine kadar birçok meslek grubunda en az meslek lisesi ve dengi yeterlilik aranırken, yüksek lisans ve hatta doktora gerektiren finansal analistlik, mühendislik gibi alanlara istihdam olanağı sağlamaktadır. Bu nedenle üniversiteli işsiz sayısının azalması yönünde olumlu etkileri söz konusudur. Ayrıca kalite ve teknoloji konusunda var olan hızlı değişim ve rekabet nedeniyle Ar-Ge birimleri değerli olan sektörlerden biridir. Yerli üretimi destekleyici önlemlerin ülkemizde FV güneş sektöründe istihdamın artmasına özellikle olanak sağladığını vurgulamamız gereklidir. Simas, M., and Pacca, S.’isimli araştırmacıların 2014 yılında İspanya özelinde yaptıkları çalışmalarında bu duruma özellikle vurgu yapmışlardır. Çalışmalarında yerli üretim yerine ithalata yönelinmesi halinde istihdamda %40 oranında kayıp yaşanacağı tespit etmişlerdir [5] Ülkemizde yabancı menşeili tüm Fotovoltaik güneş panelleri için uygulamaya konulan İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ (2017/3) ve Çin menşeili güneş panellerine uygulanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ 2017/6 (anti-damping) sayesinde yerli güneş paneli üreticilerinin 2017-2018 yılları arasında yarattığı önemli istihdamı yadsımamak gerekiyor. Tabi bu durumun 2018 yılının sonlarına doğru güneş enerjisi projelerin azalması, lisanssız elektrik üretim yönetmeliğinde yapılması planlanan değişiklikler nedeniyle kapasitelerin bekletilmesi vb. nedenlerle ülkemiz için biraz tersine döndüğü söylenebilir; o tarihten itibaren birçok üreticinin üretimlerinin azalması ya da tamamen durması, birçoğunun kapanması nedeniyle sektör istihdamında fark edilir bir düşüşün gerçekleştiği görülüyor. 2019 son çeyrekte esen lisanssız güneş enerjisi santrallerindeki “süre uzatım affı” rüzgarıyla istihdamda belirgin bir artış olduğunu gözlemliyoruz, duyuyoruz; fakat aralık ayı itibariyle grafiğin tekrar aşağı yönlü seyrettiğini söylemek mümkün. Yıl sonu itibariyle güneş paneli üretim fabrikalarında yine işten çıkartmaların başladığını duyuyoruz. Bu sektörlerde çalışan emekçilerin ne yazık ki herhangi bir sendikal hakları olmadığı için iş hayatları patronun iki dudağı arasında bitiyor. Panel üretiminde işçilik giderlerinin toplam maliyette %6 civarı olması nedeniyle alüminyum tedarikçisinden vazgeçmektense işçi çıkartmak daha kolay gelebiliyor panel üreticilerine. İşçi bu şirketlerin 2-3 ayda bir eleman çıkartıp aldığını görüyor, duyuyor ve ürettiği ürünün ne kadar değerli olduğunu değil de, işten ne zaman çıkartılacağının hesabını tutmaya başlıyor bu durumda. İşçinin fabrikayla olan gönül bağını ortadan kaldıran bir tablo bu. Tabi bu fabrikaların planlama konusunda tecrübesizlikleri, tedarik zinciri yönetimini sağlayamamaları, finansal problemleri yönetememeleri, kalite yönetimini A-B-C sınıfı panel üretmek olarak düşünmeleri nedeniyle yaşadıkları kar kayıpları, AR-GE’nin sadece devlet teşvikine açılan bir kapı sanılması, panel üretiminin büyük projelerle olan kopmayan bağı vs. nedenler ve dolayısıyla aylık hedef kapasiteleri tutturamamaları, ülke ekonomisinde yaşanan sorunlar da bu tarz kararlar alınmasına yol açıyor. Bu işletmelerin çalışanına sahip çıkması ve doğru bir işletme içi istihdam politikası gütmesi gereklidir. Eğitimli iş gücüne sahip çıkmalı ve yaptığı işin değerini anlamalıdır.
İşsizliğe Çözüm için Güneş Enerjisi
Yeşil Yakalı olarak anılan yenilenebilir enerji emekçilerinin makus tarihinin küresel anlamda olumlu yönde değiştiği bir gerçek, ama ülkemizde özellikle fotovoltaik güneş enerjisi sektörünün devlet kontrolüyle çok kolay regüle edilebilmesi nedeniyle istihdam tutarlılığı sağlayamadığını söyleyebiliriz. Desteklerin, teşviklerin bitmesinin bu sektörün istihdam yeteneğine ani bir darbe vuracağını ön görüyorum. Elimde net bir istatistik olmasa da şu an yaşayan ya da yaşamaya çalışan 29 adet 3628MW/yıl[6] kapasiteli yerli fotovoltaik güneş paneli üreticilerinin sağlayabileceği istihdam 3 kişi/MWp iş yaratma kapasitesi düşünülerek 10.884 kişi civarındadır. Yıllık 3500MW güneş enerjisi santrali kurulması varsayımı altında, 30 kişi/MWp’lik istihdam bilgisiyle 105.000 kişiye istihdam sağlayabileceği düşünülebilir. Toptan satış için 2 kişi/MWp varsayımıyla 7.000 kişiye iş yaratılabilir. 1500-2000 kişi kadar da araştırma ve geliştirme yönünde iş yaratabileceği ön görülebilir. Toplam 125.000 civarı iş yaratma potansiyeli mevcut. Bunlar benim belirttiğim kapasitelerle doğrudan sektörün yaratacağı iş miktarı yönündeki varsayımlarım. Çok boyutlu bir iş kolu olması nedeniyle tedarikçi ve dolaylı sektörlerde yaratacağı ivmeyi de düşündüğümüzde başarılı bir istihdam aracı olarak kullanılabilecek bir alan. Özellikle güneş enerjisi santrallerinin kurulum aşamasında yaratacağı istihdam potansiyeli bir hayli yüksek.
Bu alanda istihdamın tek dezavantajı mesleki yeterlilik konusunda herhangi bir ilerleme sağlanamaması nedeniyle eğitim kıstasının az olması ve kalifiye personel için çok az iş alanı yaratması. Bu durum Kurulumcular arasında (pek sevmediğim bir tabir olsa da) “Suriye’li çalıştırmak” olarak biliniyor. Kurulum konusu fotovoltaik enerji sektörünün en önemli hususlarından biri olmasına rağmen; ne yazık ki yaratılan sanal rekabet ve çalışma sahasının meskûn mahal dışı arazi ya da tehlikeli çatılar olması, buna istinaden çalışmak için pek tercih edilen bir alan olmaması ve kazancın verilen efora göre az olması nedeniyle kalite konusunda ciddi sorunlar yaşayabilmektedir. Örneğin tüm kurulum ekibi meslek yüksek okul veya meslek lisesi mezunu olan bir mekanik ve elektrik güneş enerjisi santrali kurulum ekibi bulmak imkansızdır diye düşünüyorum. Bu yönde Mesleki yeterlilik Kurumunun 5544 sayılı Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) Kanunu ile anılan Kanun uyarınca çıkartılan “Mesleki Yeterlilik, Sınav ve Belgelendirme Yönetmeliği” hükümlerine göre “Fotovoltaik Güç Sistemleri Personeli” olarak bir meslek tanımlamış[7]olması ve bu mesleğe yönelik bir ulusal yeterlilik standartının tanımlaması önem arz ediyor. Bundan sonraki aşamanın bu sistemleri kuran personelin en az bu standartı sağlayan eğitimlerden geçmiş, mesleki yeterliliğe sahip kişilerden olması yönünde olacaktır. Ayrıca meslek liselerinde açılan Yenilenebilir Enerji bölümlerinin de sektörün istihdam ihtiyacında önemli bir yeri olduğunu düşünüyorum. Lisans düzeyinde ise Enerji Sistemleri Mühendisliği gibi yeni bölümlerinde değerlendirilmesi ve istihdama dahil edilmesi gereklidir. Bu okullardan mezun olanların istihdamının sağlanması için standartlar ve yönetmelikler düzenlenmeli ve istihdam destekleri sağlanmalıdır. Meslek odalarının içi boş tahakkümü nedeniyle oluşan meslek tekelinin de yeni düzenlemelere gebe olduğunu savunmaktayım. Örneğin Güneş enerjisi santrallerinde bağımsız inşaat mühendisleri tarafından tasarlanan statik proje her nedense bir inşaat mühendisi odasınca onaylanamıyor, sadece sektörde birkaç üniversitenin onayı geçerli sayılıyor ya da geçerli sayılması sağlanıyor. İlgili meslek odasının bu konuda inisiyatif almaması gerçekten garip. Aynı şekilde yine elektrik proje onaylarında sadece TEDAŞ’ın inisiyatifine kalmış bir sektör mevcut. Bu projelerin Elektrik mühendisleri odası ve hatta belirli sertifikalara ve yetkinliklere sahip bağımsız mühendislerce onaylanabilir hale getirilmesi gereklidir diye düşünüyorum. Sonuçta, KPSS puanıyla atanmış yeni mezun bir memur mühendisin, rahat koltuğunda çay içip bir sonraki tayin yerini düşünürken, dışarıdan gelen lokumları tadarak doğru bir proje değerlendirmesi yapması pekte mümkün olamayabiliyor. Hele ki bu kadar ciddi bir kurumda bu kadar rotasyon olması ve proje onay birimi memurlarının sürekli değişmesi sizce de garip değil mi? Bu mühendislerin zamanla biraz yetkinlik kazanma şansı varken onu da ilk gelen tayin ve sürgün dalgasıyla kaybetmeleri de içler acısı bir durum. Bu nedenle proje onay birimlerinin acilen elden geçmesi, özel sektöre, meslek odalarına ya da 3. bir yol olarak özel sektör devlet iş birliğine sahip kurumlara dağıtılması gerekiyor. Bu durum ise mesleki gelişimi özendirici ve teşvik edici bir mekanizma olacaktır.
“İstihdam olanakları, düşük karbonlu ekonomik büyümenin planlanmasında kilit bir husustur. Birçok hükümet, öncelikle emisyonları azaltmak ve uluslararası iklim hedeflerine ulaşmak için değil, aynı zamanda daha geniş sosyo-ekonomik faydaların peşinde koşmak için, yenilenebilir enerji gelişimine öncelik vermiştir.”[8] Bizde ülke olarak istihdam politikalarımızı bu yönde geliştirmeli ve yenilenebilir enerji alanında istihdam artışını sağlayacak destekler, teşvikler sağlamalıyız. İstihdamı sağlanan her yeşil yakalı geleceğe sunulacak temiz dünya için bir adım olacaktır.
[1] IRENA Renewable Energy and Jobs – Annual Review 2019: https://www.irena.org/publications/2019/Jun/Renewable-Energy-and-Jobs-Annual-Review-2019
[2] EPIA, Solar Generation V – 2008 Solar electricity for over one billion people and two million jobs by 2020 http://www.strategyinvestor.com/media/solar_generation_2008.pdf
[3] Renewable Energy and Jobs – Annual Review 2018: Akata, M. N. (2018), Communication with experts, March 2018.
[4] (EPIA, Solar Generation V – 2008 Solar electricity for over one billion people and two million jobs by 2020; Aktaran Türkiye’de Güneş Enerjisinin İstihdama Etkisi, Prof Dr. Nilüfer EĞRİCAN, Müjgan ÇETİN,2017).
[5] Simas, M., and Pacca, S. (2014). Assessing employment in renewable energy technologies: A case study for wind power in Brazil. Renewable and Sustainable Energy Reviews, 31, 83-90.
[6] Kaynak: GÜNDER
[7] Mesleki Standarlar: https://portal.myk.gov.tr/index.php?option=com_meslek_std_taslak&view=taslak_listesi_yeni&msd=2
[8] IRENA Renewable Energy and Jobs – Annual Review 2019: https://www.irena.org/publications/2019/Jun/Renewable-Energy-and-Jobs-Annual-Review-2019
Murat Güven-Enerji-Üretim-Solar-Danışmanlık sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.